Brokoli Çorbası



“Eğer dostluğumuz zaman ve uzaklıkla sınırlıysa o yok demektir. Zaman ve uzaklıkla sınırlı olmayanı yaşıyoruz biz. Uzaklığı yenince hep aynı yerdeyiz. Zamanı yenince hep aynı anın içindeyiz. Böylece her an birlikte olacağımızı düşünmedin mi?”
Richard Bach, Martı

Bu söz, belki de birbirimizle fiziki mesafe koymak durumunda kaldığımız, birinin dokunduğu yere değmemek için üstün çaba sarf ettiğimiz bugünler için söylenebilecek en anlamlı cümlelerden biri…
Bu yazımızda, Koruncukköy Urla’daki bir belletmenimize mikrofonu uzattık. Uzaktan eğitimin başlamasıyla çocuklarla iletişimini ve bu döneme dair kendisine aldığı notları sorduk. Önce kısa bir tanım yapmakta fayda var: Belletmen, Koruncukköylerde, çocukların eğitim ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasından sorumlu olan öğretmendir. Olağan bir günde belletmenler, okul-veli ilişkilerini yürütür; çocuklar okullarından geldikten sonra, onların akademik ve sosyal ihtiyaçlarını destekler. 

Salgının ülkemizde yayılmasını önlemek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığının aldığı tedbirlerin bir sonucu olarak, çocuklarımız gerekli öğretim materyalleri ile birlikte ailelerine güvenle ulaştırıldı ve Koruncukköyler geçici olarak faaliyetlerine ara verdi. O günden itibaren belletmenlerimiz, çocuklarla günlük takiplerini yapıyor. Telefonları 7/24 ulaşılabilir durumda.

Şimdi söz belletmen öğretmenimizde:   

Koruncukköyde, belletmenlik (öğretmenlik) örgün eğitimdeki öğretmenlikten çok farklı. Örgün eğitimde öğretmenler, öğrencilerini akademik ve sosyal becerileri çerçevesinde gözlemleyebilirken, bizler onların günlük tüm yaşamsal becerilerini takip ediyor, değerlendiriyor ve destekliyoruz. Bazı çocukların Koruncukköyde alıştıkları düzeni ve şartları evlerinde kurması zaman alacak. Bu süreci onlarla sürekli iletişim içinde kalarak sağlıklı bir şekilde atlatacağımızı düşünüyorum.  

Bizler olağan ara dönem tatilinde bile çocuklarımızdan en çok bir hafta ayrı kalmıştık. Çocuklar bir haftalık Nisan tatilini kısa bir ara diye hevesle beklerken, daha uzun görünen bu ara onlara da fazla geldi. Arkadaşlarını ve bizleri çok özlediklerini ifade ettiklerinde buruk bir sevinç duyuyorum. Gördüm ki çocuklar birbirinin biyolojik olmayan kardeşleri olmuşlar ve bizleri de ikincil aile fertleri olarak görüyorlar. Bir an önce, Koruncukköy’e dönmek istiyorlar. Brokoli çorbasını içmeyen öğrencim bundan sonra tüm menüyü ayırt etmeksizin yiyeceğine söz verdiJ

Geçirdiğimiz bu dönemde farklı tecrübeler kazanıyoruz. Eğitimci olarak söyleyebileceğim; Sorun, önce bir dengesizlik yaratsa da öğrenmeyi güdüler, bilişsel olarak öğrenmeyle denge durumuna gelinir. Yaşamadan öğrenemeyiz. Toplumsal dayanışmayı, hijyen kurallarını, bağışıklık sistemimizi nasıl güçlendirip sağlıklı yaşayabileceğimizi, fiziki yetersizliklerin nasıl üstesinden gelebileceğimizi öğreniyoruz ve bu öğrenmelerle çok daha güçlü olacağız.

Öğrencilerime Richard Bach’ın Martı romanından alıntı yaparak bir mesaj göndermek istiyorum:

"Eğer dostluğumuz zaman ve uzaklıkla sınırlıysa o yok demektir. Zaman ve uzaklıkla sınırlı olmayanı yaşıyoruz biz. Uzaklığı yenince hep aynı yerdeyiz. Zamanı yenince hep aynı anın içindeyiz. Böylece her an birlikte olacağımızı düşünmedin mi?

Evlerinde uzaktan eğitime başlayan çocuklarımız için olduğu kadar, onlarla her gün birlikte olan belletmenlerimiz açısından da zor bir dönem. Ama bu günleri, dostlukların gücünde azalma olmadan atlatacağımızı ve yeniden bir araya geleceğimizi biliyoruz. 

Evlerinizden sağlık ve iyilik eksik olmasın.

Koruncuk Vakfı