Çocuklarımızı güvende tutmak ve onları güçlendirerek korumak için neler yapabiliriz?

Çocuklarımızla İstismar ve Özel Bölgelerle İlgili Konuşurken Nelere Dikkat Edelim?

1. Çocuğunuzla konuşmayı kendiniz yapın, ona güvende hissettirin.
Konuşmayı yapmak için çocuğunuzun kendisini rahat ve sakin hissettiği, sevdiğiniz bir yer seçebilirsiniz. Bu, söylediklerini gerçekten dinlemelerine yardımcı olur. Eğer bu konuşmayı yapma konusunda kaygılı ve gerginseniz çocuğunuz öncelikle sizin tedirginliğinize tepki gösterecek ve ne dediğinize odaklanamayacaktır. Ayrıca (cinsellikle ilgili her şeyde çoğunlukla olduğu gibi) konuşulan konu tabu veya uygunsuzmuş gibi davranmamak da önemlidir. Ebeveynler duygularını gizlemeye çalışsalar bile, çocukların algıları genellikle çok açıktır ve en ufak bir ipucundan bir şeylerin yanlış olduğunu çıkarabilirler. O zaman onlara zarar veren birisinden bahsetmenin, yanlış olmadığını söylemenize rağmen yanlış olduğunu düşünebilirler. Bu yüzden konuşmalar sırasında sakin, rahat ve sevecen bir tutumunuz olması önemlidir.

2. 2 Yaştan itibaren…
Bu çok erken gibi gözükebilir, ancak ergenlik öncesinde en fazla risk altında olan yaş grubunun 4 yaş civarındaki çocuklar olduğu görülmektedir. Henüz akıcı konuşamıyor olsalar da bu çağdaki çocuklar dünyayı keşfetmek ile meşguldürler. Ve kesinlikle, yetişkinlerin genellikle fark ettiklerinden çok daha fazlasını anlar ve hatırlarlar. Örneğin, bir banyo yaparken, onlara kendi özel bölgelerinin nerede olduğunu ve ebeveynin onları temizlemek için onlara dokunup görebildiğini; ancak normalde hiç kimsenin bunu yapmaması gerektiğini anlatabilirsiniz.

3. Onlara özel bölgelerinin gerçek adlarını öğretin.
Çocuklara kulaklar, gözler ve ayak parmakları gibi beden parçalarını öğretmeye başladığınızda, özel bölgelerinin de gerçek adlarını öğretin. Böylece çocuklar birisi onları incittiğinde bunu doğru kelimelerle anlatabilirler ve durumu anlattıkları kişi de gerçekten ne olduğundan emin olabilir. Ayrıca hem kadın hem de erkek anatomisini öğretmek de önemlidir; çünkü istismar eden kişi herhangi bir cinsiyetten olabilir ve onlara ne olduğunu nasıl açıklayacağını bilmeleri gerekir.

4. Özel bölgelerin görülebildiği ve dokunulabileceği istisnai örnekleri anlatın.
Küçük bir çocuğun anlaması için yaşına uygun bir anlatım yolu “temizlik ve sağlık amaçlı olmadığı sürece, ebeveynleri veya bakıcısı da dahil olmak üzere hiç kimsenin özel bölümlerini (mayonun örttüğü yerleri) görmemesi veya dokunmaması gerektiği” şeklindedir. Ancak bu durumlarda bile birisi onları incitiyorsa, yine de "hayır, canım yanıyor" diyebileceklerini ve hemen ebeveynlerine söyleyebileceklerini de bilmeliler. Bu açıklamayı yaptıktan sonra anlayıp anlamadıklarından emin olmak için gün içinde banyo yaptırırken, muayene olurken bunun neye örnek olduğunu konuşabilirsiniz.

5.Çocuğunuza özel bölgelerinin ona özel olduğunu öğretin.
Çocuklarla özel bölgeleri hakkında konuşurken onlarda tabu ya da utanç duygusu uyandıracak bir tutum kullanmaktan kaçınılmak gerekir. Bunun yerine özel bölgelerinin onlara ait olduğu ve başka kimsenin dokunmaması gerektiği vurgulanmalıdır. Ayrıca iyi ve kötü amaçlı dokunuşlar arasındaki farkı anlatmak için onlara temiz, güvenli veya sağlıklı tutmak için özel bölgelerine dokunulduğunda neler hissettiğini de sorabilirsiniz. Bu, dokunma ile birisinin cinsel temas etmesi arasındaki farkı anlamalarına yardımcı olur. Ayrıca, eğer birisi onlara özel bölgelerinde "hoş ve güzel" hissettiriyorsa, bu yine de uygun değildir ve hemen bir yetişkine bunu söylemesi gerekir.
Birçok çocuk kendine dokunduğu için onları bu konuda utandırmamak ya da yanlış yapmış hissettirmemek de önemlidir. Bunun yerine başka birinin onlara bunu yapmasının bir problem olduğunu açıkça belirtin. Bunun yanında bir yetişkin tarafından sorulsa bile, başkalarının özel bölümlerine dokunmanın uygun olmadığını öğretmek de önemlidir. Bir çok istismarcı öncelikle çocuktan kendilerine dokunma talebinde bulunur. Çocuğunuz böyle bir durum yaşadığında da size gelip anlatabilmelidir. Bu konuşmalar çocuğunuzun ileriki yaşlarda sağlıklı bir cinsellik geliştirmesi bakımından da önem taşır.

6. Vücutlarını kontrol etme hakkını öğretin (ve onlara saygı gösterin).
Birçok kültürde çocuk yetiştirirken onlara öğrettiğimiz temel varsayım çocukları aslında istismara en fazla açık hale getiren şey de olabiliyor: Yetişkinlerin her şey üzerinde mutlak otoriteye sahip olmaları ve çocukların da yetişkinlerin söylediklerini yapmaları gerektiği inancı. Bu yolla çocuklara, bir yetişkinin onlara yapmalarını söylediği şey sebebi ile incindiklerinde ya da korktuklarında ses çıkarmamalarını da öğretmiş oluyoruz. Bunun yerine, çocuğunuza bedenlerinin onların olduğunu ve yetişkinler dahil hiç kimsenin onu incitmeye hakkı olmadığını öğretmemiz gerekiyor. Rahatsız oldukları bir istek karşısında yetişkinlere "hayır" deme izinlerinin olması çocukları güçlendirir. Örneğin, bir sosyal ortama girdiğinizde çocuğunuzu kimseyi öpmesi veya kucaklaması için zorlamayın. Bunun yerine, çocuğunuza karşılaştığınız insanları öpebileceklerini, sarılabileceklerini, el sıkışabileceklerini veya istemiyorlarsa bunların hiç birini yapmak zorunda olmadıklarını, kararın onların olduğunu söyleyin. Ve bir yetişkin, o istemediği halde çocuğunuzu sarılmaya zorluyorsa, çocuğunuzun "hayır" demesini teşvik edin ve gerekirse bu kararlarını sözlü olarak destekleyin.

7. Hiç kimsenin onlara fiziksel olarak zarar vermemesi gerektiğini anlatın.
Çocukların cinsel istismarının % 85'i bildikleri birisi tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu kişi bir ebeveyn, akraba, aile dostu, komşu veya öğretmen olabilir. Bir erkek, kadın veya başka bir çocuk olabilir. Aslında, çocukların karşılarında en savunmasız oldukları kişiler aile üyeleri ve tanıdıklarıdır. Bu nedenle, çocuğunuzun, her kim olursa olsun, ebeveynleri ile birlikteyken bile, kimsenin bedenine zarar veremeyeceğini bildiğinden emin olun. Ayrıca onlarla bu konuda konuştuğunuzu, çünkü onları sevdiğinizi ve onları güvende tutmak istediğinizi anlamaları önemlidir. Onlara tıpkı araba çarpabileceği için yolun karşısına nasıl geçileceğini öğrettiğiniz gibi, birinin cinsel olarak zarar verebileceğini de öğretiyorsunuz. Bu gerçekleşmesi gerektiği anlamına gelmez. Ancak birisi bunu denerse, çocuğunuz "hayır, dur" diyebileceğini ve sizi üzmeden neler olduğunu anlatabileceğini bilmeli.

8. Güvenlikleri konusunda içgüdülerine güvenmelerini cesaretlendirin.
Ebeveynler çocuklarına insanlara dair bir korku yerleştirmemeli, ama çocuğun içgüdülerine güvenmesini desteklemelidirler. Sezgilerine güvenen çocuk, kimin güvenli olduğunu ayırt etmekte bir başkasının ona ne söylediğine bakmaktan çok kendi seçimi yapabilme konusunda güçlü hale gelir. Bu önemlidir çünkü ebeveynler her zaman çocuklarıyla birlikte olamazlar. Bunu öğretmenin bir yolu, sosyal bir ortama girmeden önce çocuğunuza, birisinin yanında kendilerini rahatsız –huzursuz hissettiklerinde, hiçbir şey olmamış olsa bile, odadan ayrılıp bunu ebeveynlerine söyleyebileceklerini anlatmaktır. Bu “kaba” bir davranış gibi görünse de odadan çıkmaktan dolayı cezalandırılmayacaklarını bilmeliler. Onların güvenlik duygusu, "nazik olma" ihtiyacından önce gelmelidir.

9. Bir sırrın, ebeveynlerle paylaşıldığında da hâlâ bir sır olduğunu açıklayın.
Çoğu istismarcı, çocuk mağdurlarına, olanların bir sır olduğunu ve kimseye, özellikle de ebeveynlerine anlatmamalarını tembihlerler. Dolayısıyla, çocuklara sırların annelerine veya babalarına söyledikleri zaman da sır olarak kalmaya devam ettikleri erken yaşlarda öğretilmelidir. Ek olarak, onlardan ailelerinden sır saklamalarını isteyen birine güvenmemeleri ve bunu mutlaka aileleriyle paylaşmaları gerektiği anlatılmalıdır.

10. Onlara inandığınızı bilsinler.
Birçok istismarcı, çocuklara kimsenin onlara inanmayacağını söyler ve çocukta yaşananlarla ilgili bir utanç duygusu yaratır. Çocuklar genelde yaşamlarında olan şeylerle ilgili sorumluluk alır ve kendilerini suçlarlar. Bu istismar olaylarında da aynıdır. Çocuklar sizi üzmemek ya da ceza almamak için, korktukları için yaşananları anlatmayabilir. Sizinle önemli bir şey paylaştıklarında onlara bunun sizi üzmeyeceğini, size anlatarak doğru şeyi yaptığını ve gerçeği söylediği için onunla gurur duyduğunuzu söyleyin ve ona inanacağınızdan şüphe duymadığına emin olun.

Koruncuk Vakfı Psikososyal Projeler Koordinatörü
Klinik Psikolog Görkem Demirdöğer Güller