Aileyi Destekleyerek Çocuğu Güçlendiriyoruz

Aileyi Destekleyerek Çocuğu Güçlendiriyoruz

Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Sözleşmesi, her çocuğun bir aileye sahip olma ve ailesi ile yaşama hakkı olduğunu belirtiyor. Günümüzde daha çok ülke, çocuk bakım yaklaşımında aile odaklı modelleri benimserken, sürecin çocuk odaklı tasarlanması için her zaman gelişim alanı bulunuyor.
Çeşitli sebeplerden koruma altına alınan bir çocuğun biyolojik ailesine dönüş süreci devlet, sivil toplum kuruluşları ve uzmanların birlikte planlı çalışmasını gerektiren hassas bir dönemdir. Çocuk ve ailenin uyumunu sağlamak için sürecin bütüncül bir bakış açısıyla planlanması, önleyici ve koruyucu uygulamaların zamanında uygulanması kritiktir.
 
Son yıllarda Türkiye’de de benimsenen aile temelli çocuk koruma yaklaşımını önceleyerek faaliyetlerini bu yönde dönüştüren Koruncuk Vakfı, 1992-2019 yılları arasında koruma altındaki çocuklarla birebir çalışmış, çocukların aileye dönüş süreçlerinde uyumu sağlamak ve takip etmek amacıyla pilot projeler gerçekleştirmiştir. Bu çalışmalardan elde edilen bilgileri, Avrupa Birliği hibe programları ile zenginleştiren Koruncuk Vakfı, Türkiye’nin aileye dönüş sisteminin güçlendirilmesi ve ülkemize özgü bir destek modelin geliştirilmesi için çalışmalarına devam etmektedir.

Koruncuk Vakfı, Aileye Dönüşü Birlikte Güçlendirilelim projesi ile koruma altındaki çocukların ailelerine dönüş sürecini iyileştirilmesini amaçlıyor. Bu kapsamda, ilgili tüm paydaşlarla bir araya gelerek, veriye dayalı ve bütüncül bir sistemin politika ve uygulamalara yansıtılması ve sistemin işlevsel hale gelmesi için katkıda bulunmayı hedefliyor. İstanbul Koruyucu Aile Derneği ve Bizim Çocuklar Gençlik Akademisi’nin iş birliğiyle yürütülen projede, alanda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının politika ve karar alma süreçlerine aktif katılımlarını teşvik etmek amacıyla savunuculuk, lobi ve iletişim çalışmalarının desteklenmesi için kapasite geliştirme faaliyetleri yapılacak.  

Tanıtım Broşürü İçin Tıklayınız...




Mevcut durum

Türkiye’de korunma ihtiyacındaki çocuklar, farklı yöntemlerle desteklenmektedir. Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Sözleşmesi, Çocuk Haklarının Kullandırılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve İnsan Haklarına İlişkin Avrupa Sözleşmesi gibi çeşitli uluslararası sözleşmelerle düzenlenen çocuk koruma, ülkemizde 2828 sayılı Sosyal Hizmet Kanunu ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile düzenlenmiştir. Çocukların korunması ve bakımı ile ilgili uygulamalar ise ülkemizden öncelikle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yetki ve sorumluluk alanındadır. İlgili mevzuatlar gereği, devlet korunması altına alınan çocuklara dair uygulamalar ise şu şekildedir:
-    Eğer çocuk, sosyo-ekonomik nedenlerden dolayı koruma altına alınmışsa, devlet ailenin ekonomik kaynaklarına destek olarak çocuğun ailesiyle birlikte kalmasını destekler.
-    Eğer çocuk için ihmal ve/ya istismar riski varsa, devlet bir çocuğu kuruma veya koruyucu aile yanına yerleştirebilir.
-    koşullar uygunsa, evlat edinme hizmetlerinden faydalandırabilir.


Geçtiğimiz yıllarda, ülkemizde çocuk bakım politikalarında ev temelli modelleri destekleyecek değişiklikler yapıldı. Ancak, saha uygulamasında hazırlık ve takip aşamalarının etkili yürütülmesi için yerel ve ulusal düzeyde iletişim ve geri bildirimler çocuğun iyilik halinin sağlanması için önemlidir.   
Türkiye’de, devlet koruması altındaki ve koruma altından çıkan çocuklarla çalışan sivil toplum kuruluşlarının sayısı ve politikalara etki etme kapasitesi sınırlıdır. Bununla birlikte, sivil toplum kuruluşları, ülkemizin çocuk koruma alanında sosyal politikalarının gelişmesi, eşitsizliklerin azaltılması, risklerin önlenmesi, barışçıl ve uyumlu bir sosyal yapının devamlılığı için katalizör görevini görmektedir.  


Aileye dönüş psikososyal destek modeli

İleye Dönüş Psikososyal Modelleme Projesi


Bir çocuğun koruma altına alınmasının ardında karmaşık yapılar olabileceği gibi, biyolojik ailesine dönüşü de sancılı bir deneyim olabilir. Çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığını eş zamanlı korumak için uzman takibiyle olası risklerin tespit edilmesi, ailenin bu riskleri ortadan kaldırarak şartlarını düzeltmesi için desteklenmesi gerekmektedir. Devlet kurumlarının yetki alanları dahilinde müdahale ve uygulama yaptığı çocuk koruma sisteminde, sivil toplum kuruluşları saha tecrübesi ve uzmanlıklarıyla sürecin çocuk için doğru zamanda ve şekilde sonuçlanması için destekleyici bir rol oynayabilir.

Koruncuk Vakfı, AB CSD-V hibe programı kapsamında 2019-2020 yılları arasında yürüttüğü “Aileye Dönüş Psikososyal Destek Modelleme Projesi” çerçevesinde, bünyesinde yürütülen pilot projeden elde edilen bilgileri Avrupa’daki iyi uygulamalar ile karşılaştırarak uzmanlığını derinleştirmiştir. Sivil toplum kuruluşları arasında diyalog sağlayan projede, Avrupa Birliği ülkelerinde saha incelemeleri ve ülkemizdeki uzman görüşleri sonucunda, Türkiye’deki sisteme yönelik iyileştirme önerileri sunulmuş ve uygulama rehberi hazırlanmıştır. Projedeki önemli çıktılar şöyledir:

•    Çocuğun devlet koruması altına alınmasına sebep olan nedenler, çocuk koruma altına alınmadan önce kendisini gösterir. Bu konuda ailenin danışabileceği sosyal desteklerin varlığı kritiktir.
•    Aileye dönüş sürecinin, çocuk kurum bakımından çıkmadan önce başlaması gerekmektedir. Aile ve çocuğun ihtiyaçlarının bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesi önemli bir ihtiyaç olarak tanımlanmıştır.
•    Kalıcı ve sağlıklı bir dönüşün mümkün olması için, aileye dönüş doğru planlanmalı; öncesi, sırası ve sonrası aşamalarında düzenli uzman takibi olmalıdır.
•    Çocuğun ailesine en kısa zamanda dönüşü için devlet ve sivil toplumun iş birliği, sosyal hizmet çalışmalarında zamanında müdahaleyi güçlendiren en önemli faktördür.
•    Aileye dönüş sürecinde, doğru ihtiyaç tanımı ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi için çocuk ve ailenin kararlara katılımları teşvik edilmelidir.


Neler yapacağız?

Tamamlanan “Aileye Dönüş Psikososyal Destek Modelleme Projesi”nde, saha uygulamasının önemli bir ayağı olan Biyolojik Aileye Dönüş Rehberi, uzman ve politika yapıcılara sunulmuştur. Ancak saha uygulamasında hem kamunun hem de alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarının uzmanlarına ihtiyaç vardır. Bununla birlikte, aileye dönüş sistemindeki paydaşların, çocuğun menfaatini ön planda tutan taleplerini tutarlı bir iletişim ile dile getirmeleri, etkili savunuculuk ve süreklilik açısından önemlidir. Bu projenin devamı niteliğinde olan Aileye Dönüşü Birlikte Güçlendirelim Projesi ile çocukların iyilik halini sağlamak amacıyla aileye dönüş sisteminin uygulayıcılarına, savunucularına ve politika yapıcılarına etki etmek için sivil toplum kuruluşlarının ortak talepleri çerçevelendirilecek, iletişim ve lobi faaliyetleri konusunda kapasiteleri geliştirilecektir. Türkiye’de Aileye Dönüş uygulamalarının iyileştirilmesi amacıyla STK’lar ile iş birliği halinde savunuculuk çalışmalarını yürütmek için aşağıdaki çalışmalar gerçekleştirilecektir:  
•    Türkiye genelindeki alanda çalışan yerel ve ulusal sivil toplum kuruluşları ile birebir görüşmeler, aileye dönüş faaliyetlerine ve görüşlerine ilişkin alan analizi
•    Odak grup toplantısı, STK iş birliği ile hazırlanan ortak savunuculuk metni
•    Alanda faaliyet gösteren en az 10 gönüllü STK’nın iş birliğiyle savunuculuk kampanyası ve ortak eylem planı
•    STK’lar için kapasite geliştirme eğitim kampları: savunuculuk, strateji geliştirme, etkili iletişim
•    Yeniden birleşen aileler ile pilot çalışmalar
•    Aileye dönüş psikososyal destek modeli uygulayıcı eğitimleri  
•    Bakanlık ziyaretleri
•    Proje yayınları
•    Kapanış toplantısı ve sonuçların tartışılması